Vergilemede Hukuka Uygunluk Sınırı: “Mülkiyet Hakkı”

Vergilemede Hukuka Uygunluk Sınırı: “Mülkiyet Hakkı”


Oğuz ÇETİNKAYAVergi’nin en yakından ilişkili olduğu kavram, şüphesiz ki mülkiyet kavramı. İnsanlardan vergi almak doğal olarak onların mülkiyet haklarına bir müdahaledir. Vergi Hukukçusu Gamze GÜMÜŞKAYA tarafından kaleme alınan ve Eylül 2010 tarihinde yayımlanan Mülkiyet Hakkına Vergisel Müdahaleler Bakımından İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi’ne Kişisel Başvuru başlıklı kitap, vergi almak amacıyla mülkiyet hakkına çeşitli müdahaleler konusunda İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi (“AİHM”) kararlarını inceliyor.

Bu çalışma, bir Yüksek Lisans tezi olarak hazırlanmış. Bu nedenle de akademik dikkat ve özen de içeriyor. Kitaptan, kısa ve değerli bir cümle alıntılayalım:

“Devletin egemenlik yetkisini tek taraflı ve gerektiğinde cebri icra yoluyla kullandığı vergilendirme alanında güçsüz durumda olan vergi ödevlilerinin etkili bir şekilde korunması, insan haklarına vergisel müdahalelerin”, “vergisel ihlallere” dönüşmemesi gerekir.” (s. 269).

Türkiye 1954’ten bu yana AİHM’in (önceleri “İHAS”) yetkisini tanımaktadır. AİHM tarafından verilen kararların iç hukukta karşılığını bulması Anayasamızın 90. maddesi gereğince zorunludur. Bu nedenle, AİHM (kararları), Türk Vergi Hukukunda önemli bir kaynaktır.
 
AİHM, vergi ile ilgili konularda üye devletlere geniş takdir yetkisi tanımakla birlikte bazı konularda bu yaklaşımından ayrılmış, üye devletlere kaynak niteliğinde kararlar vermiştir. Örneğin; AİHM, cinsiyet ve uyrukluk temelli ayrımcılığa hoşgörü ile yaklaşmamış, bu tor ayrımcılıkları hukuka aykırı bulmuştur.
 
AİHM, gerçek kişilerin vergilendirilmesinde üye devletlere daha geniş takdir yetkisi sunarken, kurumların vergilendirilmesine daha farklı yaklaşmış, kurumlar AB ülkeleri içinde farklı muameleye tabi tutulmaması gerektiği yönünde kararlar vermiştir.
 
muhak577pGÜMÜŞKAYA, bu çalışmasında;
  • VUK’da yer alan “Yoklama” denetim yolunun,
  • yükümlülerden fazla/yersiz olarak tahsil edilen vergilerin iadesi usulünün (ki, bu konuda Anayasa Mahkemesi, kitabın yayımından kısa süre sonra 10.02.2011 tarihli, 2008/58 Esas No’lu ve 2011/37 sayılı Kararıyla , 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 112′nci maddesinin 4′üncü fıkrasını Anayasa’nın 2 ve 35′inci maddelerine aykırı olduğu gerekçesiyle iptal etti).
  • AATUHK’nın 35 ve mük. 35 maddelerinde yer alan düzenlemelere ilişkin bazı hususların,
AİHM içtihatlarında yer alan ilkelere aykırı olduğu değerlendirmesinde bulunuyor (s. 273).
 
Sonuçta; vergi, mülkiyet hakkına “müdahale” etmeden alınamaz. Bu müdahalenin hukuka uygun yapılıp yapılmadığını denetlemek, vergi yargısının asli işlevini oluşturuyor. Ülkemizin köklü bir idari yargı ve vergi yargısı geçmiş ve birikimi de Türkiye’yi bu konuda pek çok ülkeye göre şanslı kılıyor.
(Bu yazı, sitemizin içerik sponsoru Vergi Notları sitesinden alınmıştır. Yazının Vergi Notları sitesindeki sayfasına ulaşmak için tıklayınız)

Yazar Hakkında

İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi 1987-1991 dönemi mezunu olan Av. Oğuz ÇETİNKAYA, avukatlık stajını tamamladıktan sonra 1992 yılında avukatlık ofisini açarak serbest avukatlığa başladı. Aynı yıl ofise Av. Ayşe Pınar ÇETİNKAYA da katıldı.

Benzer yazılar

Yanıt verin.