Özelge: Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Tarafından Ödenen “Emeklilik Teşvik Tazminatı”nın Vergilendirilmesi

Özelge: Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Tarafından Ödenen “Emeklilik Teşvik Tazminatı”nın Vergilendirilmesi


T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

EDİRNE VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

(Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğü)

Sayı : 60938891-120.03.04[GVK: 1-3]-23275

Tarih : 20.10.2017

 

İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, 2 Haziran 2017 tarihi itibariyle T.C. Merkez Bankasından emekli olduğunuz ve Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından tarafınıza emekli aylığı bağlandığı, emekli aylığı bağlandıktan sonra  T.C. Merkez Bankası tarafından emekli olmanız karşılığında tarafınıza “Emekliliğe Teşvik Tazminatı” ödendiği,  fiili olarak çalıştığınız tarihte maaşınızdan % 35’lik dilimden gelir vergisi tevkifatı yapılması nedeniyle “Emeklilik Teşvik Tazminatı Ödemesi”nin tümü üzerinden % 35 oranında vergi kesintisi yapıldığı belirtilerek söz konusu ödemeden kesilecek vergi oranı hakkında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.

Ayrıca, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının, Edirne şubesine gönderdiği 26.07.2017 tarihli ve 30876 sayılı yazısında, ” … 

1- Banka memurları ile sözleşmeli personelden halen emeklilik hakkı kazanmış olanlar ile 30 Haziran 2017 (dahil) tarihine kadar müracaat ederek, en geç bu tarih itibarıyla emekli olmaları halinde, Mayıs veya Haziran ayına ait son Aylık Ücret Bordosunda yer alan brüt Aylık ve Ödenek tutarlarının toplamı olan “Ücret” baz alınarak, Ek’teki listede belirtilen tutarlarda brüt “Emekliliğe Teşvik Ödemesi” yapılması,

2- Banka Meclisi Kararı tarihinden önce 1 Mayıs-30 Haziran 2017 (dahil) tarihleri arasında emekli olmak üzere talepte bulananların, emekliliğe teşvik ödemesinden yararlandırılmaları,

3- Söz konusu emekliliğe teşvik ödemelerinin, ilgili T.C. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığınca emekli aylıklarının bağlandığının tevsikini müteakip ödenmesi,

4- Emekliğe teşvik ödemesinden yararlanarak emekliye ayrılanların, Bankada kadrolu veya sözleşmeli olarak herhangi bir göreve yeniden atanmamaları kararlaştırılmıştır.” denilmektedir.

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 61 inci maddesinde, “Ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir.

Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (Mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez.

Bu kanunun uygulanmasında, aşağıda yazılı ödemeler de ücret sayılır:

2. Evvelce yapılmış veya gelecekte yapılacak hizmetler karşılığında verilen para ve ayınlarla sağlanan diğer menfaatler;

… ”

63 üncü maddesinde, “Ücretin gerçek safi değeri işveren tarafından verilen para ve ayınlarla sağlanan menfaatler toplamından aşağıdaki indirimler yapıldıktan sonra kalan miktardır.

….

2 – Kanunla kurulan emekli sandıkları ile 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun geçici 20’nci maddesinde belirtilen sandıklara ödenen aidat ve primler; 

…” 

hükümleri yer almıştır.

Aynı Kanunun 94 üncü maddesinde ise tevkifat yapmak zorunda olan mükellefler sayılmış, aynı maddenin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde de “Hizmet erbabına ödenen ücretler ile 61 ‘inci maddede yazılı olup ücret sayılan ödemelerden (istisnadan faydalananlar hariç), 103 ve 104 ‘üncü maddelere göre” vergi tevkifatı yapılacağı belirtilmiştir.

Ayrıca,  adı geçen Kanunun 104 üncü maddesinde, “Yıllık Gelir Vergisi, vergiye tabi gelirlerin yıllık toplamından 31’inci maddedeki indirimler düşüldükten sonra 103’üncü maddedeki nispetler uygulanmak suretiyle hesaplanır.” hükmü yer almaktadır.

Diğer taraftan, 160 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği’nin “1. Genel ve Katma Bütçeli İdareler İle Döner Sermayeden Ödenen Ücretlerin Vergilendirilmesi” başlıklı bölümünde; “…Öte yandan, Gelir Vergisi Kanununun 104. maddesinde, yıllık gelir vergisinin, vergiye tabi gelirlerin yıllık toplamından 31. maddedeki indirimler düşüldükten sonra 103. maddedeki nispetler uygulanmak suretiyle hesaplanacağı hükme bağlanmıştır. Bu hüküm ve 128 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde yapılan açıklamalara göre, aynı işveren tarafından aynı vergilendirme dönemi içinde yapılan ücret ödemelerinin toplamı, yürürlükte olan gelir vergisi tarifesinin aynı gelir dilimi içinde kaldığı sürece, bu dilime ait vergi nispeti bu gelir dilimini aşması halinde ise aşan kısmın vergisi bir üst dilime ait vergi nispeti esas alınarak hesaplanacaktır. …” açıklamasına yer verilmiştir.

Bu hüküm ve açıklamalara göre, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca tarafınıza yapılan maaş ödemeleri ile emeklilik sonrası ödenen  “Emeklilik Teşvik Tazminatı”‘nın, aynı işveren tarafından aynı takvim yılı içerisinde yapılmış ücret nitelikli olması nedeniyle söz konusu ödemelere ilişkin vergi matrahının birleştirilmesi ve oluşacak toplam matrah üzerinden vergi tarifesinin uygulanması gerekmektedir.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.


*Bu Özelge Gelir İdaresi Başkanlığı’nın internet sitesinden alınmıştır.


Yazar Hakkında

“VERGİ MÜKELLEFİNİN HAKLARINI KORUMA DERNEĞİ” (“MÜHAK”), 2010 yılında kuruldu. Derneğimizin öncelikli amacı Türkiye’de Mükellef Hakları farkındalığı yaratmak, bu konudaki gelişime destek vermektir. Vergi adaletinin sağlanmasında Mükellef Hakları anahtar öneme sahiptir. Bu alanda sağlanacak her bir ilerleme çağdaş hukuk devletine doğru atılmış önemli bir adım olacaktır.

Benzer yazılar

Yanıt verin.