Gurbetçilere ve Yabancılara Gayrimenkul Tesliminin KDV Karşısındaki Durumu

Gurbetçilere ve Yabancılara Gayrimenkul Tesliminin KDV Karşısındaki Durumu


Özet

Ülkemize döviz girişinin artırılmasını sağlamak ve inşaat sektörünü teşvik etmek amacıyla 01.04.2017 tarihinden itibaren uygulanmak üzere Katma Değer Vergisi Kanunu[1]‘nda yer alan tam istisnalar arasına bir yenisi eklenerek konut veya iş yeri olarak inşa edilen binaların belirli şartlarla belirli kişi veya kurumlara ilk tesliminde KDV hesaplanmaması sağlanmıştır. Yapılan yasal düzenlemenin lokomotif sektör olan inşaat sektörünü tetikleyerek ülke ekonomisine olumlu katkı sağlayacağı beklentisi her kesimde hâkim olmakla birlikte istisna uygulamasının belirli şartların sağlanması ile mümkün olması göz önünde bulundurulduğunda alım satıma taraf olacak olanların ileride cezai müeyyide ile karşılaşmaması adına istisna uygulamasına yönelik yükümlülüklerini titizlikle yerine getirmesi önem arz etmektedir.

Anahtar Kelimeler: Gurbetçilere konut satışı, yabancılara konut satışı, gurbetçilere işyeri satışı, yabancılara işyeri satışı, gurbetçilere ve yabancılara taşınmaz tesliminde istisna ve KDV iadesi.

1. Giriş

08.03.2017 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan 6824 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun[2] gereği gurbetçi vatandaşlarımız ve yabancılara konut ve işyeri teslimlerinde Katma Değer Vergisi istisnası getirilmiştir. 6824 sayılı Kanun’un 7’nci maddesi ile Katma Değer Vergisi Kanunu’ nun 13’üncü maddesinin birinci fıkrasına eklenen (i) bendinde düzenleme altına alınan istisna hükmü 01.04.2017 tarihinden itibaren uygulanacaktır.

Söz konusu maddeye göre; “Konut veya iş yeri olarak inşa edilen binaların ilk tesliminde uygulanmak ve bedeli döviz olarak Türkiye’ye getirilmek kaydıyla, Gelir Vergisi Kanununun 3’üncü maddesinin birinci fıkrasının 2 numaralı bendinde belirtilenler hariç olmak üzere çalışma veya oturma izni alarak altı aydan daha fazla yurt dışında yaşayan Türk vatandaşları, Türkiye’de yerleşmiş olmayan yabancı uyruklu gerçek kişiler ile kanuni ve iş merkezi Türkiye’de olmayan ve bir iş yeri ya da daimi temsilci vasıtasıyla Türkiye’de kazanç elde etmeyen kurumlara yapılan konut veya iş yeri teslimleri (Şu kadar ki bentte öngörülen şartları taşımadığı hâlde istisnanın uygulandığının tespit edilmesi hâlinde zamanında tahsil edilmeyen vergi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizinden mükellef ile birlikte alıcı müteselsilen sorumludur. İstisna kapsamında teslim alınan konut veya iş yerinin bir yıl içerisinde elden çıkarılması hâlinde zamanında tahsil edilmeyen verginin, 6183 sayılı Kanunun 48’inci maddesine göre hesaplanan tecil faiziyle birlikte tapu işleminden önce elden çıkaran tarafından ödenmesi şarttır.)”

Katma Değer Vergisi Kanunu’na eklenen 13/1-i maddesinde yer alan istisna uygulamasına ilişkin olarak Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair 12 Seri No’lu Tebliğ 05.05. 2017 tarihli ve 30057 sayılı Resmi Gazete’ de yayımlanmıştır.

2.İstisnadan Yararlanabilecek Olanlar, İstisna Uygulaması ve KDV İadesi

2.1. İstisnadan Yararlanabilecek Olanlar

12 Seri No’lu Tebliğ ile değiştirilen Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğine[3] göre istisna;

– Çalışma veya oturma izni alarak altı aydan daha fazla yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarına (resmi daire ve müesseselere veya merkezi Türkiye’de bulunan teşekkül ve teşebbüslere bağlı olup adı geçen daire, müessese, teşekkül ve teşebbüslerin işleri dolayısıyla yabancı memleketlerde oturan Türk vatandaşları hariç),

– Türkiye’de yerleşmiş olmayan yabancı uyruklu gerçek kişilere,

– Kanuni ve iş merkezi Türkiye’de olmayan ve bir iş yeri ya da daimi temsilci vasıtasıyla Türkiye’de kazanç elde etmeyen kurumlara yapılan konut veya iş yeri teslimlerinde uygulanır.

Ayrıca kendilerine mavi kart verilen ve Türkiye’de yerleşmiş olmayan gerçek kişiler de bu istisnadan faydalanabilecektir.

Katma Değer Vergisi Uygulama Genel Tebliğine göre istisna kapsamında konut veya işyeri tesliminde bulunacak olan satıcıların, alıcıların istisna kapsamında olduğunu gösteren ve Tebliğde belirtilen belgeleri teslimin gerçekleşmesinden önce alıcılardan almaları gerekmektedir. Bu belgeler satıcıların konut veya işyeri tesliminden doğan iade taleplerinin yerine getirilmesi için bağlı olunan Vergi Dairesi Müdürlüğü’ne ibraz edilecektir.

İstisnadan yararlanma şartlarını taşıyan alıcıların, istisna kapsamında birden fazla konut veya iş yeri alması mümkündür.

2.2. İstisna Uygulaması

Türk Medeni Kanunu[4]‘na göre taşınmaz mülkiyetinin konusu; arazi, tapu kütüğünde ayrı sayfaya kaydedilen bağımsız ve sürekli haklar ile kat mülkiyeti kütüğüne kayıtlı bağımsız bölümlerdir. Ancak istisna kapsamına tüm taşınmazlar değil yalnızca konut veya işyeri olarak inşa edilen binalar girmektedir. KDV Genel Uygulama Tebliği’ne göre konut veya iş yerinin bu istisna kapsamında teslime konu edilebilmesi için; konut veya iş yeri olarak inşa edilen binanın yapı ruhsatının bulunması ve alıcıların kullanımına hazır vaziyette fiilen teslim edilmesi şarttır. Kat irtifakı kurulabilen konut veya iş yerlerinde ayrıca kat irtifakının kurulmuş olması gerekir. Yapı ruhsatında konut, dükkan, ofis, büro, rezidans, apart daire, devre mülk ve benzeri olarak tanımlanan konut veya iş yerleri istisna kapsamında değerlendirilir. Ayrıca istisna uygulamasında, kat mülkiyeti kurulan konut veya iş yerlerinin tesliminde fiili teslimin tevsikinin aranmayacağı belirtilmiştir.

Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 13/1-i maddesinde yer alan istisna konut veya işyerlerini inşa edenler tarafından yapılacak ilk teslimlere uygulanmaktadır. Teslime konu edilecek konut veya işyerlerinin yapıyı inşa edenlerden satın alındıktan sonraki teslimleri istisna kapsamında değerlendirilemeyecek olup bu teslimler üzerinden yürürlükteki oran üzerinden Katma Değer Vergisi hesaplanması gerekmektedir.

Örnek 1: Şevval İnşaat A.Ş. tarafından Trabzon ili Yomra ilçesinde inşa edilen ve yapı ruhsatında konut olduğu belirtilen bağımsız bölümün, Türk uyruklu ve Almanya’da ikamet eden Meryem Hanım’a satışı KDV Kanunu’nun 13/1-i maddesi kapsamında vergiden müstesna olduğundan Şevval İnşaat A.Ş. tarafından düzenlenen faturada KDV hesaplanmayacaktır.

Ancak Şevval İnşaat A.Ş.’nin aynı bağımsız bölümü Trabzon ilinde emlakçılık faaliyeti ile iştigal eden Emir Bey’e satışı ve Emir Bey’in teslim aldığı bahse konu taşınmazı Türk uyruklu ve Almanya’da ikamet eden Meryem Hanım’a satması halinde ise; Emir Bey’e yapılacak ilk teslimde istisna şartlarının tekemmül etmemesi, Meryem Hanım’a yapılan teslimin ise ilk teslim mahiyetinde olmaması nedeniyle her iki teslim de ayrı ayrı Katma Değer Vergisi’ne tabi olacaktır.

2.3. Arsa Karşılığı İnşaat İşlerinin İstisna Karşısındaki Durumu

Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği’nde açıklandığı üzere arsa karşılığı inşaat işlerinde iki ayrı teslim söz konusudur. Bunlardan birincisi, arsa sahibi tarafından müteahhide arsa teslimi; ikincisi ise müteahhit tarafından arsaya karşılık inşa edilen bağımsız bölümlerin bir kısmının arsa sahibine teslimidir.

Arsa sahibi açısından; arsanın bir iktisadi işletmeye dâhil olması veya arsa sahibinin arsa alım satımını mutat ve sürekli bir faaliyet olarak sürdürmesi halinde, konut veya işyeri karşılığı müteahhide yapılan bu arsa teslimi KDV’ye tabidir. Ancak arsa sahibinin, gerçek usulde mükellefiyetini gerektirmeyecek şekilde, arızi bir faaliyet olarak arsasını daire veya işyeri karşılığında müteahhide tesliminde Katma Değer Vergisi uygulanmaz.

Müteahhit tarafından arsa sahibine arsanın karşılığı olarak yapılan konut veya işyeri teslimlerinde ise emsal bedel üzerinden KDV uygulanır.

Arsa sahibine müteahhit tarafından arsaya karşılık olarak konut veya işyerinin teslim edilmesi ile birlikte ilk teslim gerçekleşeceğinden, arsa sahibi tarafından teslim alınan konut veya işyerlerinin istisnadan yararlanacak olanlara tesliminde istisna uygulanması söz konusu olmayacaktır. Zira yapılan bu satış işlemi artık ilk teslim olarak değerlendirilemeyecektir. Arsa sahibinin teslim aldığı konut veya işyeri gibi bağımsız bölümleri devamlılık arz etmeyecek, ticari organizasyon ihtiva etmeyecek şekilde istisnadan yararlanabilecek veya yararlanamayacak olanlara satışı Katma Değer Vergisi’nin konusuna girmeyecektir. Verginin konusuna girmeyen bir teslimin vergiden müstesna olması da söz konusu olmayacaktır.

Arsa sahibinin KDV Kanununun 13/1-i maddesindeki şartları taşıyan bir kişi veya kurum olması (Gelir Vergisi Kanununun[5] 3’üncü maddesinin birinci fıkrasının 2 numaralı bendinde belirtilenler hariç olmak üzere çalışma veya oturma izni alarak altı aydan daha fazla yurt dışında yaşayan Türk vatandaşları, Türkiye’de yerleşmiş olmayan yabancı uyruklu gerçek kişiler ile kanuni ve iş merkezi Türkiye’de olmayan ve bir iş yeri ya da daimi temsilci vasıtasıyla Türkiye’de kazanç elde etmeyen kurum) halinde müteahhidin arsa sahibine yapacağı teslim ilk teslim mahiyetinde olmakla birlikte bu işlem trampa niteliğinde olduğundan istisna uygulanması söz konusu olmayacak müteahhit tarafından arsa sahibine teslim edilecek konut veya işyerleri için emsal bedel üzerinden KDV hesaplanması gerekecektir. Zira istisna uygulamasının esas amacı ülkemize döviz girişinin artırılması olduğundan trampa şeklinde gerçekleşen bu işlemde ülkemize döviz girişi olmayacağı da açık olduğundan olayın gerçek mahiyeti göz önünde bulundurulduğunda bu teslimde KDV hesaplanmaması istisnanın amacına, düzenlemenin gerekçesine ters düşecektir. Bu nedenle arsa karşılığı inşaat işlerinde arsa sahibi istisna kapsamındaki kişi veya kurum olsa dahi müteahhit tarafından arsaya karşılık arsa sahibine teslim edilecek konut veya işyerleri için Vergi Usul Kanununun 267 inci maddesi göz önünde bulundurularak müteahhit tarafından düzenlenecek faturada emsal bedel üzerinden Katma Değer Vergisi hesaplanması gerekmektedir.

Görüleceği üzere arsa karşılığı inşaat işlerinde yapılacak teslimlerde istisna kapsamındaki satış yalnızca müteahhit tarafından gurbetçi ve yabancılara ilk teslimde söz konusu olabilmektedir.  

Örnek 2: Türk uyruklu ve Almanya’da ikamet eden Meryem Hanım’ın maliki olduğu arsa üzerinde kat karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında Şevval İnşaat A.Ş. tarafından apartman inşa edilmiş, sözleşme gereği inşa edilen konutların bir adedi Meryem Hanım’a teslim edilmiştir. Türkiye’de başkaca bir faaliyeti olmayan Meryem Hanım teslim aldığı konutu üç ay sonra Fransa’da ikamet eden İngiliz vatandaşı Jasmine Hanım’a satarak tapuda devir etmiştir. Şevval İnşaat A.Ş., Meryem Hanım’ın maliki olduğu arsa üzerine inşa ettiği işyerlerinden birisini aynı binadan daha önce de konut alan Fransa’da ikamet eden İngiliz vatandaşı Jasmine Hanım’a satarak teslim etmiştir.

Olayımızda Şevval İnşaat A.Ş. tarafından arsaya karşılık Meryem Hanım’a konutun teslim edilmesi durumunda emsal bedel üzerinden KDV hesaplanması gerekmektedir. Zira Meryem Hanım her ne kadar KDV Kanunu’nun 13/1-i maddesi kapsamında belirtilen kişilerden olsa da trampa mahiyetindeki bu teslimde ülkemize döviz girişi mevcut olmayacağından istisna uygulanması söz konusu olmayacaktır.

Meryem Hanım’ın Fransa’da ikamet eden İngiliz vatandaşı Jasmine Hanım’a konut teslimi ise KDV’nin konusuna girmemektedir. Şayet Meryem Hanım tarafından yapılan konut tesliminin KDV’nin konusuna girmesi (Meryem Hanım’ın süreklilik arz edecek şekilde veya organizasyon halinde taşınmaz ticareti ile iştigal etmesi) halinde ise yapılan bu satış işlemi ilk teslim kapsamında değerlendirilemeyeceğinden yine istisna uygulanmayacak, genel esaslara göre KDV hesaplanacaktır.

Şevval İnşaat A.Ş. tarafından Fransa’da ikamet eden İngiliz vatandaşı Jasmine Hanım’a işyeri teslimi ise KDV Genel Uygulama Tebliği’nde öngörülen şartları sağlaması kaydıyla istisna kapsamında değerlendirilebilecektir. Ayrıca işlemin tam istisna mahiyetinde olması münasebetiyle Şevval İnşaat A.Ş. tarafından yapılan bu teslim nedeniyle yüklenilen KDV indirim ve iade hesabına dâhil edilebilecektir.

2.4. Bedelin Döviz Olarak Türkiye’ye Getirilmesi

Konut veya iş yeri tesliminde KDV istisnasının uygulanabilmesi için, bedelin en az % 50’sinin satışa ilişkin faturanın düzenlendiği tarihten önce, kalan kısmının da en geç bir yıl içerisinde alıcı tarafından döviz olarak Türkiye’ye getirilerek satıcıya ödenmesi gerekir.

KDV Genel Uygulama Tebliğine göre yurt dışında bulunan dövizin, Türkiye’deki bir bankaya transfer edilmek suretiyle getirilmesi esastır. Dövizin Türkiye’deki bankaya transfer edilmesi durumunda, yapılan transfer işlemi banka dekontu ile tevsik edilecektir.

Yurt dışında bulunan dövizin Türkiye’ye alıcı tarafından fiziki olarak getirilmesi de mümkün olup, bu durumda dövizin Türkiye’ye getirilmiş olduğunun tevsikinde gümrük idaresinden alınan belgeler kullanılır.

Dövizin Türkiye’ye fiziken getirilmesi veya alıcının Türkiye’de bulunan hesabına yurt dışından transfer edilmesi durumunda, söz konusu bedelin satıcıya banka aracılığıyla ödenmesi ve bu ödemenin banka dekontuyla tevsik edilmesi gerekmektedir.

6824 sayılı Kanunun Resmi Gazete’de yayımlandığı 08.03.2017 tarihinden önce getirilen dövizler, bu istisna kapsamında Türkiye’ye getirilen döviz olarak değerlendirilmez. Ancak, belirli konut veya iş yeri almak amacıyla bu tarihten önce getirilen ve satıcıya ödenen dövizler, tevsik edilmek şartıyla istisna kapsamında teslime konu edilen konut veya iş yerlerine ilişkin Türkiye’ye getirilen döviz olarak kabul edilir.

2.5. Konut veya İşyeri Tesliminde KDV İadesi

Konut veya işyeri teslimlerine ilişkin istisna düzenlemesi Kanun’un 13’üncü maddesine eklenmiş olması münasebetiyle bu kapsamdaki teslimler nedeniyle yüklenilen ve indirim yoluyla telafi edilemeyen Katma Değer Vergisi iadeye konu edilebilecektir.

İstisnaya ilişkin KDV iadesi, bedelin tamamının Türkiye’ye getirilerek satıcıya ödenmesinden sonra yapılacaktır.

KDV Genel Uygulama Tebliği gereği satıcılar, her bir vergilendirme dönemi içinde gerçekleştirilen bu kapsamdaki satışlarını KDV beyannamesi ekinde yer alan form (EK:24) ile bildireceklerdir. İade talebinde bulunan mükellefler KDV Genel Uygulama Tebliğinde detayları belirtilen belgeler ile birlikte bağlı oldukları Vergi Dairesi Müdürlükleri/Malmüdürlüklerine müracaat edeceklerdir.

3. İstisna Şartlarının İhlali

Konut veya iş yeri tesliminde istisna uygulanabilmesi için, tapuda işlem tesis edilmiş olması gerekir.

İstisna kapsamında satış yapanlar, konut veya iş yeri satışının 3065 sayılı Kanunun (13/i) maddesi kapsamında KDV’den istisna olarak yapıldığını tapu müdürlüklerine bildirirler. Bu bildirim üzerine, tapu müdürlükleri tarafından tapu kütüğünün beyanlar hanesine, bu konut veya iş yerlerinin bir yıl içerisinde elden çıkarılması halinde zamanında tahsil edilmeyen verginin, 6183 sayılı Kanunun 48’inci maddesine göre tecil faizi oranında hesaplanan gecikme faiziyle birlikte ödeneceği hususunda şerh konulur.

İstisna kapsamında teslim alınan konut veya iş yerinin bir yıl içerisinde elden çıkarılması halinde zamanında tahsil edilmeyen vergi, 6183 sayılı Kanunun 48’inci maddesine göre tecil faizi oranında hesaplanan gecikme faiziyle birlikte tapu işleminden önce elden çıkaran tarafından taşınmazın bulunduğu yer vergi dairesine ödenir. Ödemenin yapıldığına ve devrin yapılmasının mümkün olduğuna dair ilgili vergi dairesinden alınan yazı ibraz edilmeden tapu müdürlükleri tarafından devir işlemi gerçekleştirilmez.

Bir yıllık süre dolduktan (bir yıllık süre olarak izleyen yılın aynı ay ve aynı günü dikkate alınır) sonra yapılacak devir işlemlerinde vergi ve tecil faizi aranmaz.

Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, 3065 sayılı Kanunun (13/i) maddesi kapsamında KDV’den istisna olarak yapıldığı beyan edilen devirleri işlem bazında aylık dönemler itibariyle, en geç takip eden ayın 10’uncu gününe kadar elektronik ortamda ve liste halinde Gelir İdaresi Başkanlığına bildirir.

3065 sayılı Kanunun (13/i) maddesinde öngörülen şartları taşımadığı halde istisnanın uygulandığının tespit edilmesi halinde, zamanında tahsil edilmeyen vergi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizinden mükellef ile birlikte alıcı da müteselsilen sorumlu tutulur.

İstisna kapsamında teslime konu edilen konut veya iş yerine ilişkin bedelin en az % 50’sinin satışa ilişkin faturanın düzenlendiği tarihten önce, kalan kısmının da en geç bir yıl içerisinde alıcı tarafından döviz olarak Türkiye’ye getirilerek satıcıya ödenmemesi halinde zamanında tahsil edilmeyen vergi, satıcı ile birlikte alıcıdan vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi ile birlikte aranır.

Örnek 3: Şevval İnşaat A.Ş. tarafından Trabzon ili Yomra ilçesinde inşası tamamlanarak yapı ruhsatı alınmış olan binanın işyeri şeklindeki bağımsız bölümü Suudi Arabistan uyruklu Halid Bin Abdulaziz’e 01.05. 2017 tarihinde 200.000,00 Dolar karşılığında satılmış ve aynı gün fatura tanzim edilerek tapuda devir işlemleri gerçekleştirilmiştir.

Teslime konu edilen işyeri bedelinin 100.000,00 Dolar tutarındaki kısmının 01. 05.2017 tarihinden önce tahsil edilmesi halinde Şevval İnşaat A.Ş. tarafından Suudi Arabistan uyruklu Halid Bin Abdulaziz adına tanzim edilecek faturada KDV hesaplanmayacaktır.

İstisna şartlarının ihlal edilmemesi için teslime konu edilen işyeri bedelinin geriye kalan 100.000,00 Dolar tutarındaki kısmının en geç 01.05.2018 tarihinden önce tahsil edilmesi gerekmektedir.

Teslim edilen işyerine ilişkin bedelin geriye kalan 100.000,00 Dolar tutarındaki kısmının bir yıllık süre içerisinde Türkiye’ye getirilerek satıcıya ödenmemesi veya satıcının banka hesabına transfer edilmemesi halinde istisna şartları ihlal edilmiş olacağından zamanında tahsil edilmeyen Katma Değer Vergisi satıcı ve alıcıdan vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi ile birlikte tahsil edilecektir.

Suudi Arabistan uyruklu Halid Bin Abdulaziz tarafından teslim alınan işyerinin bir yıllık süre içerisinde elden çıkarılması durumunda ise zamanında tahsil edilmeyen Katma Değer Vergisinin 6183 sayılı Kanun’un 48’inci maddesine göre tecil faizi oranında hesaplanan gecikme faiziyle birlikte taşınmazı elden çıkaran Suudi Arabistan uyruklu Halid Bin Abdulaziz tarafından satışa konu edilen işyerinin bulunduğu Yomra Malmüdürlüğü’ne ödenmesi gerekecektir. Söz konusu vergi ile tecil faizi oranında hesaplanan gecikme faizinin ödenmemesi halinde Tapu Müdürlüğü tarafından devir işleminin yapılamayacağı tabiidir.

Bedelin bir yıllık süre içerisinde döviz olarak transfer edilmesi gereken % 50’lik (veya daha düşük orandaki) kısmının henüz transfer edilmeden istisna kapsamında teslime konu edilen konut veya işyerinin alıcı tarafından elden çıkarılması durumunda zamanında tahsil edilmeyen Katma Değer Vergisi tapu işleminden önce alıcıdan tahsil edilecek olmakla birlikte istisna şartları ihlal edilmiş olacağından vergi ziyaı cezasının aranılıp aranılmayacağı KDV Genel Uygulama Tebliğinde belirtilmemiştir. Kanaatimizce istisna kapsamında teslime konu edilen konut veya işyerinin bedelinin bir yıllık süre içerisinde tahsili gereken % 50 (veya daha düşük orandaki) kısmının usulüne uygun olarak döviz şeklinde Türkiye’ye getirilmemesi ancak aynı süre içerisinde alıcı tarafından bahse konu konut veya işyerinin aynı süre içerisinde elden çıkarılması halinde istisna şartları ihlal edilmiş olacağından müteselsilen sorumlu olmak üzere satıcı ve alıcıdan vergi ziyaı cezasının aranılması gerekmektedir. Vergi aslının ise alıcıdan tahsil edilmiş olması nedeniyle mükerrer vergileme yapılmaması adına satıcı ve alıcıdan yeniden aranılmaması gerekmektedir.

Kanun koyucu tarafından istisna düzenlemesinin getiriliş amacı esas itibariyle ülkemize döviz girişinin artırılması ve inşaat sektörünün teşvik edilmesidir. Kanaatimizce Kanun koyucu tarafından kanun metninde açıkça belirtilmemiş olmasına karşın istisnadan yararlanabilmek için dövizin Türkiye’ye getirilişi ile ilgili Tebliğle yapılan düzenleme sonucu katı sınırlamalar getirilmesi satıcı ve alıcıları tedirgin edebilecektir. Zira bilindiği üzere konut veya işyeri gibi gayrimenkul teslimlerinde mülkiyet nakli tapuda işlemin yapılması ile gerçekleşmektedir. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu[6]‘nda faturanın malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami yedi gün içinde düzenleneceği, bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturaların hiç düzenlenmemiş sayılacağı belirtilmiştir. KDV Genel Uygulama Tebliğine göre konut veya iş yeri tesliminde istisna uygulanabilmesi için, tapuda işlem tesis edilmiş olması gerekir. Uygulamada konut veya işyeri şeklindeki gayrimenkulün alıcının istifadesine bırakıldığı tarih ile tapuda devir işleminin yapılacağı tarih arasında belirli bir süre geçebilmektedir. İstisna kapsamındaki teslimlerde alım-satım işlemlerinin taraflarının ülkeler ötesi olması münasebetiyle karşılıklı güvenin oluşamayacağı durumlar söz konusu olabilecektir. Bu gibi durumlarda alıcı tapu işleminin yapılmasından evvel bedel ödeme konusunda çekimser kalabileceği gibi satıcı da bedelin alınmasından evvel tapu işleminin yapılması hususunda çekimser kalabilecektir. Tebliğde yapılan düzenleme ile bedelin % 50’sinin faturanın düzenlendiği tarihten önce döviz olarak Türkiye’ye getirilmesi ve satıcıya ödenmesi gerektiği ve istisnanın tapu işlemlerinin yapılmasından sonra uygulanabileceği konusundaki düzenlemelerin mevcudiyeti aksi durumda ise istisnadan yararlanılamayacak olmasının piyasa gerçekleri karşısında katı düzenleme olduğu kanaatindeyiz.

4. Sonuç

6824 sayılı Kanun ile 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununda yapılan değişiklik sonrası gurbetçi vatandaşlarımıza, Türkiye’de yerleşmiş olmayan yabancı uyruklu gerçek kişilere, kanuni ve iş merkezi Türkiye’de olmayan ve bir iş yeri ya da daimi temsilci vasıtasıyla Türkiye’de kazanç elde etmeyen kurumlara bedeli döviz olarak ülkemize getirilmesi koşuluyla yapılan konut ve işyerlerinin ilk teslimi Katma Değer Vergisinden istisna edilmiştir. Yapılan yasal düzenlemenin yurtdışında yaşayan Türk vatandaşlarına sağladığı kolaylık münasebetiyle ülkemizin tamamında, yabancılara getirilen kolaylığın ise yabancıların yoğun bir şekilde rağbet gösterdiği ülkemizin belirli bölgelerindeki konut/işyeri satışlarını artıracağı düşünülmektedir. İstisnadan faydalanabilmek ve istisna şartlarının izleyen dönemlerde kaybedilmemesi belirli şartlara bağlı olduğundan ileride cezai bir müeyyide ile karşılaşılmaması adına alıcı ve satıcıların KDV Genel Uygulama Tebliğinde belirtilen yükümlülüklerini titizlikle yerine getirmesi önem arz etmektedir. Yapılan düzenlemenin ülkemize bol miktarda döviz girişi yaparak döviz rezervlerimizi artırması ve lokomotif olan inşaat sektörünü canlandırması temennisiyle.


[1] 02.11.1984 tarihli ve 18563 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

[2]  08.03.2017 tarihli ve 30001 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

[3] 26.04.2014 tarihli ve 28983 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

[4] 08.12.2001 tarihli ve 24607 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

[5] 06.01.1961 tarihli ve 10700 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

[6] 10.01.1961 tarihli ve 10703-10705 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

Kaynakça

-Katma Değer Vergisi Kanunu, Gelir Vergisi Kanunu, Kurumlar Vergisi Kanunu, Vergi Usul Kanunu, Türk Medeni Kanunu

-Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği, Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair 12 Seri No’lu Tebliğ

* Bu Makale Lebib Yalkın Yayınlarının izni ile yayınlanmış olup, LYY Mevzuat Dergisi Temmuz 2017  Sayısından alınmıştır. Lebib Yalkın Yayınlarına ve Değerli Yazarlara MÜHAK’a desteklerinden ötürü teşekkür ederiz.


Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Yanıt verin.